facebook

Vajinismus tedavisi için Diyarbakır'dan gelen hastamızın başarı hikayesi...

Hayat bana küçücük adımlarımı atarken sundu korkularımı. Ben farkına bile varamadan ne olduğunu hiç anlayamadan büyüttüm korkularımı.

            Ne suçum vardı benim? Hep savaş içindeydim, hep suçlu aradım hep adım almaya çalıştım. Ama her defasında korkularımla ayaklarıma bakar buldum kendimi. Kimse anlam veremedi zaten kimseye de söyleyemedim. Söyleyecek anlayacak birilerini de bulamadım. Ne zaman söyleyecek olsam hep soru işaretlerinin çengeli ile kanattılar beni hiç bilmeden.

            Ve öyle kolay oldu ki onlar için…Hatta bu bir marifetti onların küçücük beyinlerinde! Belki de gerçekten öyleydi, kolaydı çok kolaydı.

            Ben yüksekten çok korkarken uçurumun kenarında at diyorlar kendini. Düştüğünde ölmeyeceksin. Oysa öyle keskin kayalar vardı ki….

            Her an ama her an hiç aklımdan çıkaramadan yaşamaya çalışmak nasıl ağır bi yüktü taşımaktan öyle yorulmuştum ki.

            “Hadi kurtulalım bundan” dediniz ya, nasıl bir umuttu o. Yıllardın beklediğim ama hiç kuramadığım cümleyi kurdunuz benim yerime.

            Çaresizce ve korkuyla size baktığım ve çocuk gibi ağladığım anda, yüzüme bakarak umut oldunuz ve (beni kandırmaya çalıştınızJ) anladığınız o anı hiç unutmayacağım.

           Çocukken dayımın yüzüne de gözlerine çaresizce, umut bekleyerek bakardım, iğneden önce bana hep derin nefes al derdi. Ben o nefesi yani çekebildim içime.

            Umutsuzluğumun içinde umut çaresizliğimin içinde çözüm oldunuz. Benim için bir olanaktan çok ötesiniz. Umutsunuz, çaresiniz, dostsunuz. Kelimelerin anlatamadığı yerdesiniz.

            Benim için öyle çoksunuz ki!

            Sizi çok sevdim çok inandım ve çok güvendim.  EVET doğru yerdeyim.

İyi ki varsınız!
İyi ki hayatımdan geçtiniz!

Kocaman sarılıyorum size.

Diyarbakır’dan bir ses Derya
30.07.2010
Ne uçurumlar varmış, ne de kayalıklar.